SAĞLIK

"Kış Aylarında Ruh Sağlığınızı Destekleyen Besinler"

Günlerin kısalması, güneş ışığından daha az yararlanılması ve günlük rutinlerin değişmesi, sonbahar ve kış aylarında bazı kişilerde enerji düşüklüğü, yorgunluk ve keyifsizlik gibi belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabiliyor

Günlerin kısalması, güneş ışığından daha az yararlanılması ve günlük rutinlerin değişmesi, özellikle sonbahar ve kış aylarında bazı bireylerde enerji düşüklüğü, yorgunluk ve keyifsizlik gibi belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Bu durumu ele alan Yeditepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, bu dönemde sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekti. Bakır, kişilerin bazen keyif almak veya kendini şımartmak amacıyla tükettikleri eklenti şekerler, aşırı işlenmiş yiyecekler, abur cubur ve çeşitli atıştırmalıkların, sanıldığının aksine, duygusal olarak olumsuz etkiler yaratabileceğini dile getirdi. Ayrıca, bu tür yiyeceklerin vücuttaki iltihaplanmaları artırabileceğini belirtti.

Doç. Dr. Bakır, sonbaharla birlikte değişen beslenme alışkanlıklarına da dikkat çekerek, ruh sağlığını destekleyen bir dizi gıda maddesine vurgu yaptı. Balık, ceviz, yumurta ve tam tahıllar gibi farklı besin gruplarının dengeli beslenmedeki önemini anlattı. Beslenme düzeninin genel bir değerlendirme yapılmadan yalnızca besinler üzerinden analiz edilmesinin yanlış olduğunu belirtti. Omega-3 yağ asitleri, B grubu vitaminleri, protein, lif ve çeşitli mineraller açısından zengin gıdaların günlük beslenmede yer almasının önemini vurguladı. Ancak hiç bir besinin tek başına depresyonu önleme veya tedavi etme özelliklerine sahip olmadığını da ekledi.

Bakır, ruh sağlığını destekleyen 10 besini sıraladı. İlk sırada bulunan balık, omega-3 yağ asitleriyle beyin işlevlerine katkı sağlarken, bağışıklık sistemini de destekliyor. Haftada en az 2 defa, ızgara veya fırında pişirilmiş olarak tüketilmesi önerilmektedir. Yumurta ise kaliteli bir protein kaynağı olarak, dengeli bir kahvaltının önemli bir parçası olarak yer alıyor. Yoğurt ve kefir, protein ve kalsiyum kaynakları olarak günlük beslenmeye çeşitlilik katıyor ve tercihen şeker ilavesiz seçeneklerin seçilmesi tavsiye ediliyor.

Yulaf, lif içeriğiyle uzun süre tokluk hissi sağlarken birçok kronik hastalıktan koruyucu özellikler taşır. Tam tahıllı ekmek, makarna ve bulgur, lif ve B grubu vitaminleri açısından zengin besinler arasındadır. Beyaz ekmek yerine tam tahıllı seçeneklere yönelmek, dengeli beslenme açısından fayda sağlamaktadır. Baklagiller olan mercimek, kuru fasulye ve nohut, bitkisel protein kaynağı olmalarının yanı sıra düşük maliyetli ve besleyici alternatiflerdir.

Koyu yeşil yapraklı sebzeler, turuncu sebzeler, soğan ve sarımsak, iltihaplanmayı önleyici biyoaktif bileşenler içermekte olup bağışıklık sistemini desteklemektedir. Turuncu ve kırmızı meyveler, C vitamini, lif ve biyoaktif bileşenler açısından zengindir; bu da onları sonbahar ve kış aylarında meyve tüketimi açısından iyi bir seçim haline getirir. Kuru yemişler, özellikle fındık, badem ve ceviz, magnezyum, E vitamini ve sağlıklı yağlar içerir. Ara öğünlerde ölçülü tüketimi sağlıklı beslenmenin önemli bir parçasıdır. Son olarak, sıvı alımının da önemi büyüktür; su, ayran, süt veya bitki çaylarının düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.

Doç. Dr. Bakır, sonbahar ve kış aylarında kendimizi iyi hissetmek için sadece besinlere odaklanmanın yeterli olmadığını belirtmektedir. Düzenli uyku, fiziksel aktivite, gün ışığından faydalanma ve sosyal ilişkilerin sürdürülmesi gibi faktörlerin de önemli olduğunu vurgulamaktadır. Sürekli çökkünlük, ilgi kaybı, uyku ve iştah değişiklikleri veya günlük yaşamı etkileyen yorgunluk gibi durumlarda, bir sağlık uzmanına başvurulması önerilmektedir. Özellikle D vitamini gibi takviyelerin gereksiz yere kullanılmaması gerektiği, ihtiyaç durumunun bir hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekmiştir.