KÜLTÜR SANAT

Antalya Film Festivali'nde Belgesel Şöleni!

63

63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, belgeseller, kısa filmler ve sinema okulları öğrenci filmleri ile sona yaklaşırken, Cuma günü yarışma ve özel gösterim kategorilerinde sekiz belgesel ve kısa film türünde yapım seyirciyle buluştu. Bu yıl üçüncü kez gerçekleştirilen Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması'nın ikinci seçkisi de festival salonlarında yer aldı.

Sinemayı bıraktı, madenci oldu

Festivalin ilk belgesel gösterimi, Ulusal Belgesel Yarışması'nda yer alan "Mükellef" isimli film ile yapıldı. Filmin yönetmeni Arda Sarıgün, yapımcısı Mehmet Erkmen ve katılımcıları Can Doğduaslan ile Akın Ertürk, gösterimin ardından seyirciyle bir araya gelerek soruları yanıtladılar. Zonguldaklı olan Arda Sarıgün, maden işçilerinin hayatlarını ve onlarla yapılan sohbetlerin belgeselin ortaya çıkmasındaki rolünü şu sözlerle açıkladı: “İşçilerle sohbet ettikçe belgesel kendi kendini kurdu.”

Filmdeki en dikkat çekici yönlerden biri, işçi olarak yer alan Akın Ertürk’ün geçmişteki sinema kariyeriydi. Ertürk, 18 yaşında başladığı sinema sektöründe edindiği deneyimlerini, Zonguldak'taki madencilik hayatına dönüştürdüğünü belirtti. “Zonguldak’a gittim, dayım ‘Bir gel dene. Olmazsa bırakırsın’ dedi. Şu an sekiz senelik madenciyim. Gayet mutluyum,” diye ekledi.

Kusturica’nın kameramanı İznik’te yaşıyor!

Günün ikinci belgeseli "Kameram 45 Kilo" idi. Yönetmen Kenan Özer, sanat yönetmeni Eylem Atakav Muratoğlu ve katılımcılar Colin Mouner ile Pelin Mouner, gösterim sonrasında seyircilerin soruları ile ilgilendiler. Özer, belgeselin, görüntü yönetmeni Colin Mounier'in hayatını ele aldığını ifade etti. Colin’in yolu, yaklaşık dört yıl önce İznik’e taşındıklarında kesişti ve belgeselin ortaya çıkış hikayesini aktardı.

Kadim annelerimizden 'el alan' bir film

"Ana-dolu-Bacılar, Bibiler ve Ezeler" adlı belgesel, Yarışma Dışı Özel Gösterim programında yer aldı. Yönetmen Ebru Güzel, gösterim sonrası kadim annelere olan vefa borçlarını öne çıkartarak Cumhuriyetin 103. yıldönümünde bu filmle yer almalarının anlamlı olduğunu belirtirken, belgesel üzerinden kadının toplum içindeki rolünü sorguladı. Bir diğer uzman Kıymet Kına, filmdeki ‘el almak/el vermek’ kavramlarının önemine vurgu yaptı. "Kadın konusu aslında sadece kadınların meselesi değil. Eğer bu konuya farklı bakabilirsek, insan hakları sorunlarını ve çevre sorunlarını nasıl daha iyi çözebileceğimizi görebiliriz,” dedi.

Belgesel Özel Gösterim programındaki diğer yapım, dünya prömiyerini Berlinale’de yapan "River Dreams" idi. Yönetmen Kristina Mikhailova, filmle ilgili Türk seyircilerine bir sürpriz sunduğunu belirtti.

Kendine hayrı olmayan Süpermen

Ulusal Kısa Film Yarışması’nde "Süpermen Bozkıra Düştü" filmi gösterildi. Bu filmde, para kazanmak amacıyla Superman kostümü giyen bir adamın yaşadığı trajikomik olaylar anlatıldı. Senarist ve yönetmen Serdal Altun, bu hikayenin ilkokul günlerinde okuduğu bir öyküden yola çıkarak geliştiğini ifade etti. Karakterin çaresizliğini, baba olmanın getirdiği yükler üzerinden anlattı.

Diğer bir kısa film olan "Konteyner", mahallede otorite kurmaya çalışan Sultan’ın hikayesini aktardı. Senarist ve yönetmen Gülsün Odabaş, içlerindeki otoriter güçle nasıl başa çıktıklarını göstermeye çalıştıklarını belirtti. Başroldeki oyuncu Sema Tuğsel, karakterin neden böyle bir yola gittiğine dair yorumda bulundu.

"Bir Rüyanın Hayali" adlı film ise 90’ların Berlin’inde geçen bir hikaye ile genç izleyicilere ulaştı. Yönetmen Alpan Esen, erkekliğe dair sorular üzerine filmi yaptıklarını ifade etti ve film çekim sürecinin zorluklarını anlattı.

Festival kapsamında ayrıca Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nın ikinci bölümü de gösterildi. EZ Û ŞEYTANOKÊN MİN (Zehra Aktaş), Çatlak (Duygu Yörükoğlu), Dünya Günü Kutlu Olsun (Selin Toprak), Kim Bu cEmil (Fatma Meral Çelik), Lotus (Melika Habibi), Mandalina (Yasin Dağlı) adlı kısa filmler seyircilerle buluşturuldu.