SAĞLIK

"Kulak Çınlaması: Nedenleri ve Korunma Yöntemleri"

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz Uzmanı Dr

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, kulak çınlamasının nedenleri ve tedavi seçenekleri hakkında önemli bilgiler paylaştı. Yaz aylarında kulak sağlığını koruma yöntemleri üzerine de değerlendirmelerde bulunan Rahimi, kulak çınlamasının basit bir sorun olmadığını ve altında yatan birçok sağlık sorununu işaret edebileceğini belirtti.

Kulak çınlaması bir hastalık değil, bir belirtidir!

Kulak çınlaması (tinnitus), farklı sağlık sorunlarının belirtisi olarak değerlendirilmektedir. Dr. Rahimi, “Birçok sağlık sorununun belirtisi olabilir. Uzun süren çınlamalar mutlaka uzman tarafından değerlendirilmelidir” dedi. Toplumda ‘kulak çınlaması’ olarak bilinen tinnitusun, yalnızca ince bir zil sesi anlamına gelmediğini vurgulayan Rahimi, kişinin duyduğu fakat çevresindeki insanların duymadığı her türlü sesin tinnitus olarak tanımlandığını ifade etti. İnce bir uğultu, vızıltı veya kalp atışı sesi gibi farklı karakterdeki sesler de bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Kulak çınlamasının nedenini belirlemek için detaylı muayene şart!

Kulak çınlamasının nedenini belirlemek için yalnızca kulak muayenesinin yeterli olamayacağını belirten Dr. Rahimi, “Sesin dış kulaktan başlayarak orta kulak, iç kulak, işitme siniri ve beynin işitme merkezine kadar uzanan karmaşık bir sistemle algılandığını hatırlatmak gerekir. Bu sistemin herhangi bir noktasında oluşabilecek bozukluk, tinnitusa yol açabilir” dedi.

Dr. Rahimi, 6 aydan uzun süren çınlamaların ‘kronik tinnitus’ olarak değerlendirildiğini vurguladı. Bu durumda ayrıntılı inceleme yapılmasının önemine dikkat çekerek, tanı sürecinin kulak muayenesi ile sınırlı kalamayacağını ifade etti. Dış kulak yolu ve kulak zarı muayenesi, işitme testi (odyometri), orta kulak fonksiyon testleri, işitme sinirinin değerlendirilmesi, beyin görüntülemesi (MR), kan tahlilleri ve tansiyon değerlendirmeleri gibi çeşitli tetkiklerin gerekebileceğini belirtti.

Çınlamanın tedavisi altta yatan nedene göre değişir!

Tinnitusun, özellikle sensörinöral işitme kaybının bir belirtisi olabileceğine dikkat çeken Dr. Rahimi, “Yüksek sese maruz kalan kişilerde bu durum daha sık görülmektedir. Askerlikte silah kullananlar, gürültülü fabrikalarda çalışanlar veya uzun süre yüksek sese maruz kalan kişilerde, özellikle 4 bin Hz civarında işitme kaybı gelişebilir. Bu tabloya sıkça tinnitus eşlik eder” dedi.

Çınlamanın tedavisinin tamamen altta yatan nedene bağlı olduğunu vurgulayan Rahimi, kulak kiri, dış kulak yolu enfeksiyonu, kulak zarındaki problemler veya orta kulak hastalıklarının ilaç ya da cerrahiyle tedavi edilebileceğini belirtirken, bazı kalıcı işitme kayıplarının geri döndürülemeyebileceğini ifade etti.

Tinnitus tedavisinde amaç sesin azaltılması değil, beynin bu sese alışmasını sağlamaktır!

Tinnitus tedavisinde hastanın bu sese karşı geliştirdiği psikolojik tepkinin önemli olduğunu belirten Dr. Rahimi, “Beyin belirli sesleri zamanla filtreleme özelliğine sahiptir” dedi. Örneğin, tren yolu veya havaalanı yakınında yaşayan insanların bir süre sonra bu sesleri fark etmemeye başladığını belirten Rahimi, tinnitus tedavisinde amaçlardan birinin beynin bu sese alışmasını sağlamak olduğunu ifade etti. Psikiyatrik destek, ses terapileri ve beyaz gürültü uygulamaları, tedavi sürecinde faydalı olabilir ve özellikle gece belirginleşen çınlamalarda beyaz gürültü sesinin kullanılması hastaların rahatlamasına yardımcı olabilir.

TMU/TMS tedavisi yeni bir seçenek olarak ortaya çıkıyor!

Son yıllarda bazı merkezlerde transkraniyal manyetik uyarım (TMU/TMS) tedavisinin uygulanmaya başlandığını aktaran Dr. Rahimi, bu yöntemin uygun hastalarda beyin bölgelerini uyararak iyileşme sürecini desteklemeyi hedeflediğini belirtti. Ancak tedavinin etkisinin hemen ortaya çıkmadığını ve sinir dokusunun yeniden yapılandırılmasının aylar sürebileceğini ifade etti.

Dr. Rahimi, internet üzerinde sıkça dolaşan bazı masaj ve farklı yöntemlerin bilimsel olarak kanıtlanmadığını vurgulayarak, “Amaç çınlamayı bastırmak değil, nedenini ortaya çıkarmaktır. Uzun süren kulak çınlamaları için mutlaka Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurulmalıdır” diye uyardı.

Kulak kiri zararlı değil, koruyucu bir bileşendir!

Yaz aylarında sıkça görülen dış kulak yolu enfeksiyonlarına da dikkat çeken Dr. Rahimi, kulak çubuğu kullanımının kulağa zarar verebileceğini belirtti. Kulak kirinin zararlı olmadığını, aksine kulağın doğal koruyucu tabakası olduğunu ifade eden Rahimi, sözlerini, “Kulak çubuğu kiri dışarı çıkarmak yerine daha derine iter ve koruyucu yağ tabakasını da yok eder. Bu doğal koruyucu tabakanın kaybolması, deniz ve havuz suyunda bulunan bakterilerin dış kulak yolunda enfeksiyon oluşturmasına yol açar. Yaz aylarında sık görülen bu tabloya ‘yaz otiti’ denir” diyerek tamamladı.

Yaz boyunca kulak sağlığını korumak için; kulak çubuğu kullanmaktan kaçınmak, kulağı kurcalamamak, yabancı cisim sokmamak ve deniz ya da havuz sonrası kulak hijyenine dikkat etmek gibi basit önlemler almanın önemli olduğunu vurgulayan Dr. Rahimi, bu tedbirlerin yaz aylarında dış kulak yolu enfeksiyonlarını büyük ölçüde önleyebileceğini ifade etti.