Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Optisyenlik Program Başkanı Öğr. Gör. Ömer Faruk Okuyucu, 1 Haziran Gözlükçüler ve Optisyenler Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmelerde, göz sağlığının tehlikelerinden ve optisyenlik mesleğinin öneminden bahsetti. Okuyucu, göz sağlığı sürecinin teşhisten uygulamaya kadar hassas bir süreç olduğunu belirterek, göz hekimlerinin muayeneyi yaparak reçeteyi yazdıklarını, optisyenlerin ise bu süreci tamamlayan uzmanlar olduğunu vurguladı. Optisyenliğin sadece bir gözlük satışı değil; fizik, matematik ve optik bilimlerine dayanan teknik bir meslek olduğunu ifade etti.
Camların milimetrik olarak işlenmesi, kişilerin göz bebekleri arasındaki mesafenin doğru ölçülmesi ve anatomik yapıya en uygun çerçevenin seçilmesi konularının hayati önem taşıdığına dikkat çeken Okuyucu, bu süreçte yapılacak en ufak bir hatanın ciddi baş ağrılarına ve göz yorgunluğuna yol açabileceğini belirtti. Optisyenlerin göz sağlığının korunmasında büyük bir sorumluluk taşıdığını vurgulayarak, mesleğin sadece yetkin kişiler tarafından icra edilmesi gerektiğini söyledi.
Son yıllarda ekran kullanımının artmasıyla dijital göz yorgunluğunun toplumsal bir sorun haline geldiğini belirten Okuyucu, gözlük kullanımının öncelikle ileri yaşlarla ilişkilendirilirken, artık çocuklar ve gençler arasında da ciddi seviyelere ulaştığını ifade etti. Bu durumun, toplumun bilinçli göz sağlığı hizmetine olan ihtiyacını artırdığını dile getirdi. Ayrıca, mavi ışık filtreleri ve UV korumalı camlar gibi koruyucu önlemler konusunda optisyenlerin öneminin arttığını vurguladı.
Türkiye'de optisyenlik eğitiminin son yıllarda üniversiteler düzeyinde ciddi bir ivme kazandığını belirten Okuyucu, bu mesleğin disiplinli bir akademik süreç gerektirdiğini dile getirdi. Nüfusun yaşlanması ve dijitalleşme ile artan göz rahatsızlıklarının sektörü canlı tuttuğunu belirtti. Mezunların sadece kendi optik müesseselerini açmakla kalmayıp, mevcut optik mağazalarında mesul müdürlük, lens ve cam üreten firmalarda teknik uzmanlık gibi geniş bir yelpazede iş bulabildiklerini ifade etti.
Teknolojik gelişmelerin optisyenlik mesleğini dönüştürdüğüne dikkat çeken Okuyucu, geleneksel ölçüm yöntemlerinin yerine dijital odaklama ve üç boyutlu yüz tarama sistemlerinin geçtiğini söyledi. Bu teknolojilerin göz sağlığı açısından kritik önem taşıdığını vurgulayarak, kendi alanlarında daha hatasız hizmet sunma becerisi kazandıklarını belirtti.
Yapay zekanın sektördeki rolüne de değinen Okuyucu, yapay zeka algoritmalarının kişiye en uygun cam tasarımını saniyeler içinde analiz edebildiğini ifade etti. Akıllı gözlükler ve artırılmış gerçeklik teknolojilerinin gözlükleri bir görme aracından giyilebilir teknolojiye dönüştürdüğünü kaydederek, optisyenlerin teknisyenlikten teknoloji danışmanlığına doğru bir evrim geçirdiğini söyledi. Ancak, insan hassasiyeti ve bütünsel yaklaşım açısından yapay zekanın, iyi bir optik profesyoneliyle asla yer değiştiremeyeceğini belirtti.
Son olarak, sağlık alanında kariyer planlayan gençlere optisyenliği cazip bir seçenek olarak sundu. Sağlık sektöründe çalışmak isteyen ancak hastane ortamında bulunmak istemeyen öğrenciler için optisyenliğin ideal bir meslek olduğunu belirterek, bu işin içindeki estetik, moda ve yüksek teknolojinin önemine vurgu yaptı. Okuyucu, optisyenlik eğitiminin ciddi ve önemli bir süreç olduğunu, öğrencilerin teorik bilgilerini pratikle birleştirmeleri gerektiğini ifade etti. İletişim becerilerini geliştirmelerinin önemine de değinerek, bir optisyenin en büyük gücünün hastayı doğru dinlemek olduğunu vurguladı.












