Varikosel, erkeklerde testisleri saran toplardamarların anormal şekilde genişlemesi sonucu oluşan yaygın bir hastalıktır. Yetişkin erkeklerin yaklaşık %15’inde görülmektedir; infertilite sorunu yaşayan erkeklerde ise bu oran %35-40’lara kadar yükselebilmektedir. Genellikle sol tarafta daha sık rastlanırken, her iki tarafta da görülebilir. Bazı hastalarda testislerde ağrı hissi veya küçülme gibi belirtilere yol açabilirken, birçok erkekte ise herhangi bir şikayete neden olmadan sessizce varlığını sürdürebilmektedir. Memorial Bahçelievler Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Yunus Çolakoğlu, varikosel hakkında tüm merak edilenleri açıklamaktadır.
Solucan Torbası Gibi Damarlaşma
Varikosel, testisleri çevreleyen toplardamarların genişleyip kıvrımlı hale gelmesi olarak tanımlanır. En sık sol tarafta görülür ve bazen hiç belirti vermez. Ancak uzun süre ayakta kalındığında artan künt ağrı, ağırlık hissi veya ele “solucan torbası” gibi gelen damarlaşma durumu oluşabilir. Bazı bireylerde testis boyutunda küçülme, sperm kalitesinde düşüş ve buna bağlı kısırlık sorunlarına yol açabilmektedir. Bu nedenle özellikle ağrı, belirgin şişlik veya çocuk sahibi olma durumunda bir olumsuzluk hissedilmesi halinde uzman bir görüş alınması önemlidir.
Varikosel’in Testis Üzerindeki Etkileri
Genişleyen damarlarda göllenmiş kan, skrotal ısı artışına neden olmaktadır. Testislerin normalden daha sıcak bir ortamda bulunması, sperm üretimini olumsuz etkilemektedir. Ayrıca, uzaklaştırılamayan kirli kan nedeniyle testis içinde oksijen azlığı gelişmekte ve bu durum hücre fonksiyon bozukluğuna yol açmaktadır. Böbrek ve böbreküstü bezinden gelen zararlı atıkların testise geri akması da bu olumsuz süreci artırabilmektedir.
Zamanla bu süreçler;
- Sperm sayısında, hareketliliğinde ve morfolojisinde bozulmaya
- Testis hacminde küçülmeye
- Testosteron üretiminde azalmaya
yol açabilmektedir. Kısacası varikosel, testisleri “ısısal, oksidatif ve hipoksik stres” altında bırakarak ilerleyici hasar yaratabilmektedir.
Tanı Süreci ve Değerlendirme
Varikosel tanısı alan her hastada mutlaka kapsamlı bir inceleme yapılmalıdır. Bu değerlendirme şu unsurları içermelidir:
- Detaylı fizik muayene
- Skrotal Doppler ultrasonografi (damar çapları ve reflü derecesinin belirlenmesi)
- Sperm analizi (spermiyogram)
- Testis hacim ölçümü
- Gerektiğinde kan hormon testleri (testosteron, FSH, LH vb.).
Üroloji uzmanı tarafından varikosel tanısının konulması, otomatik olarak ameliyat yapılması gerektiği anlamına gelmemektedir. Tedavi kararı son derece bireyseldir ve hastanın yaşı, varikoselin muayenede ve Doppler ultrasonografideki derecesi, testis boyutları ve hacmi, çocuk sahibi olma isteği gibi faktörler göz önünde bulundurularak verilmelidir.
Ameliyat Düşünülmesi Gereken Durumlar
Uluslararası üroloji ve üreme tıbbı kılavuzları, klinik varikosel varlığında ve aşağıdaki durumlarda ameliyatı önermektedir:
- Çiftin açıklanamayan infertilitesi varsa ve sperm parametrelerinde bozulma tespit edilmişse,
- Testis hacminde anlamlı küçülme (atrofi) veya gelişim geriliği varsa,
- Şiddetli ve günlük yaşam kalitesini bozan ağrı mevcutsa,
- Bazı vakalarda düşük testosteron seviyeleriyle birlikte klinik varikosel varsa.
Bu testlerde herhangi bir bozukluk saptanırsa, testislerdeki oksidatif stres ve ısı artışı nedeniyle ilerleyebilecek hasarı önlemek amacıyla varikosel ameliyatı ciddi şekilde düşünülmelidir.
Ameliyatın Olumlu Etkileri
Günümüzde mikrocerrahi "Varikoselektomi" tekniği, en yüksek başarı oranına ve en düşük komplikasyon riskine sahip yöntem olarak kabul edilmektedir. Ameliyatın en önemli faydalarından biri, testis fonksiyonlarını koruması ve iyileştirmesidir. Yapılan çok sayıda bilimsel çalışma, varikosel ameliyatı sonrasında sperm konsantrasyonu, toplam sperm sayısı, hareketlilik ve normal morfoloji oranında anlamlı iyileşmeler olduğunu göstermektedir. Özellikle testosteron seviyesi düşük olan hastalarda ameliyat sonrası hormon düzeylerinde artış gözlemlenebilir. Bu durum cinsel fonksiyonlar ve genel enerji seviyesi üzerinde olumlu etkiler yaratabilir. Ağrı şikayeti olan hastalarda da semptomlarda belirgin rahatlama sağlanabilmektedir.
Düzenli Takip ve Yaşam Tarzı Önerileri
Birçok erkek, varikoseli olmasına rağmen herhangi bir sorun yaşamadan çocuk sahibi olabilmektedir. Varikosel, panik yaratması gereken bir hastalık değildir. Çoğu vakada düzenli takip ve yaşam tarzı önerileri (sigara bırakma, kilo kontrolü, aşırı sıcaktan kaçınma) yeterli olurken, uygun ve seçilmiş hastalarda ameliyat ile sperm kalitesinin ve hormon dengesinin iyileştirilmesi mümkündür.












