SAĞLIK

Yemek Bozukluklarında Hipnoterapinin Etkisi

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İhsan Öztekin, hipnoterapinin ne olduğu, hipnozdan farkı, uygulama süreci, etkileri ve özellikle yeme bozuklukları ile kilo kontrolünde nasıl kullanıldığı hakkında bilgi verdi

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikologu İhsan Öztekin, hipnoterapinin temel prensipleri, uygulama süreci, etkileri ve yeme bozuklukları ile kilo kontrolünde nasıl kullanıldığı hakkında bilgi verdi.

Hipnoterapinin Tanımı ve Uygulama Amacı

Hipnoterapinin, hipnoz tekniğini kullanarak uygulanan bir psikoterapi yöntemi olduğunu belirten Klinik Psikolog İhsan Öztekin, bu terapinin tıp alanında kabul gören bir yöntem olduğunu ifade etti. Öztekin, hipnozun ve hipnoterapinin farklı şeyler olduğunu vurgulayarak, hipnozun geçici bir etki altında kalma durumu olduğunu ve dikkat ile bilinçaltının aktif hale geldiğini açıkladı. Hipnoterapide ise bu teknik tedavi amacı doğrultusunda kullanılıyor.

Hipnoz Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Klinik Psikolog İhsan Öztekin, her insanın doğuştan hipnotik etkiye girebilme özelliğine sahip olduğunu söyledi. İnsanlar yaşamları boyunca farkında olmadan birçok kez hipnoz hali yaşayabilirler. Bir film izlerken veya bir konuşmayı dinlerken hipnotik bir odaklanma durumu söz konusu olabilir. Örneğin, uzun yolculuklarda yaşanan 'yol hipnozu' bu duruma örnek gösterilebilir. Ayrıca, bir çocuğun oyuncaklarıyla oynarken dış dünyaya tepki göstermemesi de benzer bir odaklanmanın örneğidir.

Hipnoterapinin Seans Süreci

Hipnoterapinin seans süresi çeşitli faktörlere bağlıdır. Bu faktörler arasında çözülmek istenen sorun, danışanın çevresi, hipnoterapistin kullandığı telkin ve yaklaşım tarzı yer almaktadır. Genellikle en az 10 seans önerilir ve özellikle ilk seanslar arasındaki sürenin de çok uzun tutulmaması gerektiği belirtildi. Öztekin, haftada 2-3 seansla başlanmasının önemine dikkat çekerek, tedavinin etkinliğini artırdığını vurguladı.

Hipnoterapinin Etkileri ve Yeme Bozuklukları Üzerindeki Rolü

Hipnoterapinin etkisinin kalıcı olduğunu belirten Öztekin, hipnozun beyinde etkili olduğu için bu kalıcılığın sağlandığını ifade etti. Özellikle kilo verme sürecinde 'rejim' ve 'diyet' gibi terimlerin bilinçaltında olumsuz çağrışımlar yapabileceğini açıkladı. Danışanların, sevdikleri yiyecekleri bırakmak zorunda kalmasının bazı durumlarda daha fazla kilo almalarına neden olabileceğini söyledi. Kontrolsüz yemenin sebeplerinin ise stres, gerginlik ve kaygı gibi olumsuz duygulardan kaynaklandığını dile getirdi.

Danışan Değerlendirmesi ve Kişiye Özel Telkinler

Yeme bozukluğu şikayeti ile başvuran danışanlarla seansın başında ayrıntılı bir psikolojik değerlendirme yapıldığını belirten Öztekin, bireyin temel kişilik özellikleri, ailesi ve yaşam tarzı gibi unsurların göz önünde bulundurulduğunu aktardı. Ayrıca, yeme bozukluğunun ne zaman başladığı, hangi yaşta ortaya çıktığı gibi konuların da ele alındığı ifade edildi.

Yeme davranışına ilişkin detayların analiz edildiği danışmanlık süreçlerinde, kişiye özgü telkinler hazırlanarak etkili bir tedavi sürecinin gerçekleştirildiği vurgulandı. Hipnoterapide diyet programı veya kısıtlama uygulanmadan, hipnotik etki altında verilen telkinlerle yanlış kodlamaların düzeltilmek suretiyle sağlıksız dürtülerin bertaraf edilmeye çalışıldığını dile getirdi.

Klinik Psikolog İhsan Öztekin, hipnoterapinin yeme davranışı üzerinde olumlu etki hedeflediğini ve sağlıklı, düzenli kilo verme sürecinin amaçlandığını özetledi. Bunun yanı sıra, 'bir seansta kilo verme' gibi sloganlarla tanıtılan yöntemlerin ciddiye alınmaması gerektiğini de sözlerine ekledi.