Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, çocuklarda bruksizm, diş hekimi korkusu ve erken süt dişi çekimi konularında önemli açıklamalarda bulundu. Özellikle çocuklarda diş sıkma vakalarının giderek arttığını belirten Dr. Şen, bu artışın tek bir nedeni olmadığını, birçok biyolojik, çevresel ve psikolojik faktörün birlikte etkili olabileceğini ifade etti.
Buse Yılmaz Şen, küçük yaş grubundaki çocuklarda bruksizmin bazı fizyolojik durumlar, örneğin bağırsak parazitleri gibi nedenlerle tetiklenebileceğini belirtti. Bu tür durumların, çocuk hekimi ile iş birliği içinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, çocukların yaşamındaki stres faktörleri de diş sıkmaya zemin hazırlayabilir. Okul değişikliği, kardeş doğumu, aile içindeki değişimler ve sosyal uyum sorunları çocuklarda diş sıkma davranışını artırabilir. Artan alerjik hastalıkların da bu konuda etkili olduğunu dile getiren Dr. Şen, alerjik bünyeye sahip çocukların solunum problemleri ve kronik rahatsızlık hissinin gece diş sıkma davranışıyla ilişkili olabileceğini belirtti.
Dr. Buse Yılmaz Şen, çocuklarda bruksizm tedavisinde yetişkinlerde kullanılan gece plaquesi veya botoks gibi yöntemlerden çok, daha bütüncül bir yaklaşım benimsendiğinin altını çizdi. Bu yaklaşımda, psikolojik destek, stres faktörlerinin belirlenmesi ve mümkün olduğunca ortadan kaldırılması öncelikli hedeflerdir. Ayrıca, alerjik yatkınlığı olan çocukların yaşam alanlarının düzenlenmesi de son derece önem arz etmektedir. İyi havalandırılan alanlar, temiz hava koşulları ve gerektiğinde hava temizleyici cihazların kullanımı, bu dönemde çocukların genel iyilik hallerini güçlendirmek için alınacak önlemler arasındadır.
Diş hekimi korkusunun yalnızca yetişkinlerde değil, çocuklarda da sık görülen bir durum olduğunu söyleyen Dr. Şen, doğru bir yaklaşım ile bu korkunun büyük ölçüde önlenebileceğini vurguladı. Randevu öncesinde çocuğun hazırlığının önemli olduğunu ifade eden Dr. Şen, evde basit rol oyunları ile diş hekimi-hasta canlandırmaları yapmanın, çocuğun zihninde olumlu bir çerçeve oluşturabileceğini belirtti. Bu sayede çocuk, klinik ortamına daha hazırlıklı ve sakin bir şekilde gelecektir. Ayrıca diş hekimi temalı animasyonlar ve çizgi filmler izletmenin de süreci destekleyebileceğini ekledi. Önemli bir diğer nokta ise, ilk diş hekimi ziyaretinin ağrı veya acil bir sorun nedeniyle değil, rutin kontrol amacıyla gerçekleştirilmesinin sağlanmasıdır. Olumlu bir tanışma deneyimi yaşayan çocukların fobi geliştirme riski oldukça düşüktür.
Dr. Şen, toplumda sıkça karşılaşılan bir diğer hatanın ise yetişkinlerin kendi olumsuz diş hekimi deneyimlerini çocuklara aktarması olduğunu belirtti. "Çok acıdı" veya "çok zor geçti" gibi ifadelerin, çocukta henüz yaşanmamış bir korkunun temellerini atabileceğini ifade etti. Bu nedenle çocukların diş hekimine 'beyaz bir sayfa' ile gelmeleri, ilk muayene ve tanışma seanslarının olumlu geçmesini sağlayarak güven ilişkisini güçlendirecektir.
Diğer önemli bir konu ise, erken süt dişi çekimleri üzerine yapılan değerlendirmelerdir. Dr. Buse Yılmaz Şen, erken çekimlerin süt dişinin doğal düşme zamanından önce kaybedilmesi anlamına geldiğini belirtti. Süt dişlerinin yalnızca geçici dişler olmadığını, alttan gelecek daimi dişler için yer koruyucu görev üstlendiklerini ifade etti. Bir süt dişi zamanından önce çekildiğinde, komşu dişlerin boşluğa doğru kayabileceğini vurgulayan Dr. Şen, bu durumun ilerleyen zamanlarda çapraşıklık ve ortodontik problemler doğurabileceğini söyledi. Bu nedenle, travma, çürük veya apse nedeniyle erken diş kaybı yaşandığında, diş hekimi ile birlikte değerlendirme yapılması gerektiğini ve yer tutucu gerekliliği konusunda ortak karar alınmasının önemini dile getirdi. Doğru zamanlama ile yapılan bu müdahalelerin, gelecekte ortaya çıkabilecek daha büyük ortodontik sorunların önüne geçeceği belirtildi.












