SAĞLIK

"Hatalardan Ders Çıkarmak İçin Doğru Ortam Şart!"

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, insanların hatalardan neden ders çıkaramadığına dair açıklamalarda bulundu. Eryılmaz, bu durumun beynin işleyişi, psikolojik güvenlik ve karşılanmamış duygusal ihtiyaçlarla ilişkisinin önemli olduğunu vurguladı.

Hatalardan Ders Çıkarmak Hayati Bir Beceri!

Günümüzde bilgiye ulaşmanın kolaylaştığını belirten Prof. Dr. Gül Eryılmaz, bilginin hala kıymetli olduğunu fakat onu pratiğe dökebilmenin çok daha değerli hale geldiğini ifade etti. Ancak insanların birçok durumda aynı hataları tekrarladığına dikkat çeken Eryılmaz, kendilerine kızmayı bıraktıklarında böyle bir davranışın akılcı olmadığını belirtti. İnsanların hatalardan ders çıkarabilmesi için düşünmesi gerektiğini ifade etti. Beynin normal şartlarda herhangi bir hatadan öğrendiğini ancak bazı durumlarda bu mekanizmanın işleyişinin engellendiğini açıkladı.

Beyin Tehdit Algıladığında Öğrenme Kapalı Hale Geliyor!

Hataları analiz eden yapının beyin korteksi olduğunu aktaran Eryılmaz, bu korteksin altında duygusal beyin yapısının bulunduğunu belirtti. Eğer bu duygusal beyin bir durumu tehdit olarak algılarsa, öğrenme kapasitesi kapanır ve stres hormonları salgılanır. Özellikle kortizol, öğrenmeyi güçleştirirken kişilerin hatayı yaşadığı anda ders çıkarmalarını da engeller. Bu durum, öğrenmeye kapalı hale gelmelerine sebep olur.

Psikolojik İhtiyaçlar Hataların Kaynağı Olabilir!

Araştırmaların, psikolojik güvenlik ortamlarında insanların hatalardan daha fazla ders çıkarabildiğini gösterdiğini söyleyen Eryılmaz, kişinin hata yaptığında dışlanma ya da cezalandırılma korkusunun öğrenmeyi azalttığını ifade etti. Beynin bulunduğu ortamın güvenli mi yoksa tehditkar mı olduğuna sürekli karar verdiğine işaret eden Eryılmaz, hataların arkasında bazen gizli psikolojik ihtiyaçların yattığını da belirtti. Örneğin, bir evde yeni bir kardeşin doğması durumunda büyük çocuğun sergilediği davranışlar, sevgi ve değer görme ihtiyacıyla alakalıdır.

Bu durumun yetişkinlikte de devam ettiğini vurgulayan Eryılmaz, bazı kişilerin ilişkilerinde sürekli test ettiklerini, aynı hataları tekrarladıklarını ve bunun arkasında altta yatan ihtiyaçların karşılama eksikliğinin yattığını açıkladı. Başarı odaklı olan kişilerin, karşılık alamadıklarında yoğun hayal kırıklığı yaşadıklarını belirtti.

Her Hata Kötü Değildir, Bazıları Yeni Bir Farkındalığın Kapısını Açar!

Beynin geçmişte işe yaradığını düşündüğü bir davranışı değiştirmekte direnirken, bazı hataların kişideki değişimi gösterebileceğini ifade eden Eryılmaz, içsel bir dönüşümün belirtileri olarak bu durumların değerlendirilebileceğine dikkat çekti. Bu nedenle her hatanın kötü olmadığını; bazı hataların yeni bir farkındalığa kapı açabileceğini belirtti.

Beyin Hatalardan Ders Çıkarma Kapasitesine Sahip; Önemli Olan Doğru Ortamı Sağlamak!

Hatalardan ders çıkarmak için öncelikle beyinin tanınması gerektiğinin altını çizen Eryılmaz, öğrenen beyin devresinin aktif tutulması gerektiğini ifade etti. Hata karşısında yapılacak en kolay şeyin derin nefes almak olduğunu belirten Eryılmaz, bu durumun beyne oksijen taşıyarak tehlike algısını azaltacağını ve öğrenme devresinin yeniden açılmasına yardımcı olacağını söyledi. Ayrıca, su tüketiminin dikkat ve öğrenme ile doğrudan ilişkili olduğunu da ekledi.

Eryılmaz, kişinin kendine kızması ya da “bir daha yapmayacağım” gibi iç konuşmaların öğrenen beyni kapattığını ifade ederek, bu durumda “doğru zamanda değilim, sonrasında değerlendiririm” demenin daha faydalı olacağını belirtti. Ayrıca, topraklamanın yani kişinin ayaklarını yere basarak etrafa bakmasının da zihinsel olarak geçmiş hatalardan ve gelecekteki kaygılardan uzaklaşmasını sağlayacağını vurguladı.

Sonuç olarak, hatalardan ders çıkarmak şefkatle, güvenli ilişkilerle ve yenilenme kapasitesiyle mümkündür. Beyin, hatalardan ders çıkarma kapasitesine sahiptir; önemli olan ona doğru ortamı sağlamaktır.