KÜLTÜR SANAT

"Göçmen Kuşlar İçin Kritik Koruma Konferansı"

Anadolu, sahip olduğu eşsiz coğrafi konumuyla süzülerek göç eden kuş türleri başta olmak üzere Afrika-Avrupa ve Afrika-Asya doğrultusunda küresel ölçekte kritik bir göç rotası sunuyor

Türkiye, eşsiz coğrafi konumuyla Afrika-Avrupa ve Afrika-Asya yönünde kritik bir göç rotası sunmaktadır. Özellikle göç eden kuş türleri için vazgeçilmez bir sığınak konumundadır. Türkiye, üreme alanlarına ulaşmak için ya da kışlamak üzere sulak alanları ziyaret eden milyonlarca göçmen kuş için önemli bir mola noktasıdır. Bu yıl İstanbul'da düzenlenen Türkiye Kuş Konferansı, bu önemli konuları ele almak üzere uzmanların katılımıyla gerçekleşti.

Konferans, Üsküdar Belediyesi Bağlarbaşı Kültür Merkezi'nde iki gün boyunca sürdü. Oturumlarda, kuşların göç stratejileri, iklim değişikliği ve büyük ölçekli projelerin göç yolları üzerindeki etkileri tartışıldı. Katılımcılar, Validebağ Korusu ve Çamlıca Tepesi'nde yapılan saha gözlemleriyle de göçmen kuşların yolculuğuna tanık olma fırsatı buldu.

Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tuba Kılıç Karcı, konferansın açılışında yaptığı konuşmada, Eylül ayında yayınlanan Dünya Kuş Raporu'ndaki verilerin göçmen kuşların karşı karşıya kaldığı tehlikeleri gözler önüne serdiğini belirtti. Rapor, her iki göçmen kuş türünden birinin sayısının azaldığını ve her dokuz türden birinin neslinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor. Kılıç, sulak alan ve orman ekosistemlerinin tahribatının kuşların dinlenme ve beslenme alanlarını yok ettiğini, izolasyonsuz elektrik direkleri ve iletim hatlarının her yıl binlerce kuşun yaşamını yitirmesine neden olduğunu ifade etti. Konferansta, bu tehditler ve çözüm önerileri masaya yatırıldı.

Konferansın açılışını 12 yaşındaki Roots & Shoots Türkiye üyesi Maya Başal gerçekleştirdi. Başal, günlük yaşamda İstanbul'daki kuşlarla kurulan temasa dikkat çekerek, şehir yaşamında doğayla güçlü bir bağ kurulabileceğini vurguladı. Roots & Shoots Türkiye Koordinatörü Yeliz Ergöl, bu konferansın kuşlar üzerine çalışan farklı kuşakları bir araya getiren değerli bir buluşma olduğunu belirtti. Ergöl, doğa ve biyolojik çeşitlilik için harekete geçmenin ancak merak etmek ve gözlemlemekle mümkün olduğunu dile getirdi.

Kuç Kolektifi Kurucusu Yaz Güvendi, Türkiye Kuş Konferansı'nın kuşlar için mücadele eden kurumları bir araya getirmesinin önemine değindi. Bu yılki konferansta, sanatçıların eserlerine ve kuş seslerinden üretilen müziklere de yer verildi, böylece doğa korumanın sanatsal boyutu vurgulandı. Güvendi, göç yollarının sadece uçuş rotalarından ibaret olmadığını, kuşların dinlenmek ve beslenmek için ihtiyaç duyduğu yaşam alanlarından oluştuğunu belirtti. Bu alanların korunmasının, göçün devamlılığı açısından kritik önem taşıdığını sözlerine ekledi.

İstanbul Kuş Rasathanesi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Süreyya İsfendiyaroğlu, İstanbul'un göçmen kuşların hayati önem taşıyan bir konaklama alanı olduğunu ifade etti. Kuşların kentin doğal alanlarında dinlenip beslenerek yolculuklarına devam etmek için enerji topladıklarını belirtti. Bu alanların korunmasının, İstanbul'un çok ötesine uzanan göç yollarının geleceği açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Etkinlik, Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı tarafından desteklenmektedir.