Yaz aylarının sona ermesiyle iş dünyasında yeni bir dönem başlıyor. Eylül ayı, çalışanların büyük bölümünün izinlerden dönerek iş ritmine yeniden adapte olduğu bir dönem olmasının yanı sıra, kariyer kararlarının da yeniden değerlendirildiği bir zaman dilimi haline geliyor. İdenfit’in 16 farklı sektörden verileri kapsayan araştırması, yaz izinlerinin ardından iş yerlerine dönüşlerin yoğunlaştığı bu dönemin, Z kuşağının işten ayrılanlar içindeki payının yükseldiği dönemle örtüştüğünü ortaya koyuyor.
Eylül Ayında Ayrılanlar İçinde Z Kuşağının Payı Yüzde 58
İdenfit’in "Kuşakların İş Gücüne Etkisi" raporuna göre, yaz sonu ve sonbahar başında Z kuşağının işten ayrılanlar arasındaki oranı artış gösteriyor. Z kuşağının aylık ayrılmalar içindeki oranı ağustosta yüzde 51, eylülde yüzde 58, ekimde ise yüzde 50 seviyesine geriliyor. Bu sonuç, eylülü, Z kuşağının işten ayrılanlar içindeki en yüksek paya sahip olduğu ay olarak öne çıkarıyor.
Araştırma, bu verilerin işten ayrılmaların nedenini tek başına açıklamadığını belirtmektedir. İzin dönemi dönüşü ile Z kuşağının ayrılma oranındaki artışın aynı döneme denk gelmesi, nedensellikten ziyade dönemsel bir paralelliğe işaret etmekte. Fakat iki veri setinin birlikte incelenmesi, sonbaharın çalışanlar açısından bir değerlendirme dönemi olabileceğine dikkat çekiyor. Yaz boyunca işten uzak kalan çalışanlar, eylül ayında yeniden iş temposuna dönerken mevcut görevlerini, kariyer hedeflerini ve çalışma deneyimlerini de gözden geçirme fırsatı buluyor.
Sektörler Arasında Önemli Farklılıklar Bulunuyor
İdenfit’in 2026 yaz sezonuna ilişkin haftalık verileri, izin kullanımının temmuz ve ağustos aylarında yoğunlaştığını ama sektörler arasında belirgin farklılıklar bulunduğunu gözler önüne seriyor. Eğitim sektöründe 20 Temmuz haftasında izin yoğunluğu yüzde 27’ye ulaşırken, bilişim ve teknolojide zirve 10 Ağustos haftasında yüzde 20,6 olarak belirleniyor. Tekstil ve hazır giyimde 17 Ağustos haftasında yüzde 13,5, üretim ve sanayide ise 10 Ağustos haftasında yüzde 14,3 seviyesinde yoğunluklar kaydediliyor. Eylül başında ise birçok sektörde izin kullanımının hızla normalleşmesi dikkat çekiyor.
Yaz İzni Herkes İçin Aynı Yaşanmıyor
Araştırma, Türkiye'deki çalışanların yaz izinlerini tek tip bir takvim üzerinden kullanmadığını da ortaya koyuyor. Sektör yapısı, operasyonel ihtiyaçlar ve çalışma takvimi; izinlerin zamanını, süresini ve kullanım biçimini doğrudan etkiliyor. Eğitim sektöründe çalışan başına ortalama izin süresi 8,73 gün olurken, ortalama izin uzunluğu 21,8 güne ulaşıyor. Tekstil ve hazır giyimde çalışanların yüzde 56’sı yaz döneminde izin kullanıyor ve ortalama izin süresi yalnızca 2,5 gün olarak kaydediliyor. Güvenlik ve tesis hizmetlerinde ise çalışanların sadece yüzde 8’inin izin kullandığı, çalışan başına düşen izin gününün ise 0,80 olduğu gözlemleniyor. Bu farklılıklar, eylül ayındaki işe dönüşün de sektörler açısından aynı anlama gelmediğini gösteriyor.
İşe Dönüş, Yöneticiler için de Kritik Bir Dönem
İdenfit’in araştırması, izin kullanımının yanı sıra izin planlamasının zamanlamasına da dikkat çekiyor. İzin başlangıcına iki gün veya daha az kala sisteme girilen talepler, kamu ve STK sektörlerinde yaklaşık yüzde 60 ile en yüksek seviyeye ulaşırken, otomotivde bu oran yaklaşık yüzde 46, tekstil ve hazır giyimde ise yüzde 43 seviyelerinde kalıyor. Öte yandan, lojistikte son dakika izin talepleri yaklaşık yüzde 21, eğitimde ise yüzde 19 ile daha düşük seyrediyor. Bu veriler, izin planlamasının yalnızca çalışan tercihlerinden değil, aynı zamanda sektörlerin operasyonel yapısından da etkilendiğini ortaya koyuyor. İdenfit bu nedenle eylül ayını yalnızca "izin dönüşü" olarak değil, insan kaynakları açısından yeni bir planlama dönemi olarak ele alıyor.
“Eylül Yalnızca İşe Değil, Hedeflere ve Kariyer Kararlarına da Dönüş Ayı”
İdenfit CEO’su Onur Bayındır, araştırma sonuçlarını değerlendirirken yaz döneminin çalışan deneyimindeki etkisine ve eylül ayının insan kaynakları açısından önemine vurgu yapıyor. Bayındır, “Yaz dönemini yalnızca izinlerin yoğunlaştığı bir dönem olarak değerlendirmemek gerekiyor. Çalışanlar izin sonrasında işlerine dönerken, bir yandan da geride kalan dönemi ve önlerindeki hedefleri yeniden değerlendiriyor. Araştırmamızda eylülde Z kuşağının işten ayrılanlar içindeki payının yüzde 58’e yükselmesi dikkat çekici bir bulgu. Bunun doğrudan izin dönüşünün sonucu olduğunu söylemek mümkün değil; ancak iki hareketin aynı döneme denk gelmesi, sonbaharın çalışan deneyimi ve kariyer beklentileri açısından yakından izlenmesi gereken bir dönem olduğunu gösteriyor. Eylül ayı, kurumlar açısından yeni hedeflerin konuşulduğu kadar, çalışanların da ‘Burada devam etmek istiyor muyum, kariyerimde nereye gitmek istiyorum, çalışma deneyimim beklentilerimle örtüşüyor mu?’ sorularını yeniden gündeme getirebildiği bir dönem” şeklinde açıklamalarda bulundu.












