EKONOMİ

"Küresel Yatırımcılar ve Türkiye'nin Fırsatları"

Dünyanın önde gelen stratejik yönetim danışmanlığı firmalarından Boston Consulting Group (BCG), küresel sermaye piyasalarında önemli bir dönüşüme işaret eden ‘’Global Principal Investors Report 2026” raporunu yayımladı

Boston Consulting Group (BCG) tarafından yayımlanan 20260 Global Principal Investors Report, küresel sermaye piyasalarındaki önemli bir dönüşümü ortaya koyuyor. Rapor, egemen varlık fonları, kamu emeklilik fonları ve aile ofislerinden oluşan ana yatırımcıların özel piyasalardaki artan ilgisini ve yatırımlarını ortaya koyuyor. 2015 yılında 21 trilyon dolar olan toplam yönetilen varlık büyüklüğünün, yıllık bileşik %7 büyüme ile 20250 yılına kadar 43 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu dev yapılar, küresel varlıkların yaklaşık %300'ünü kontrol ediyor. Mevcut projeksiyonlar ise, bu finansal gücün 2030 yılına kadar 59 trilyon dolara yükselebileceğini öngörüyor.

Büyük kurumsal yatırımcılar kendi operasyonel ekiplerini kuruyor

Rapor, bu etkileyici büyümenin arkasında, emtia gelirleri ve mali fazlaların desteklediği sermaye birikiminin yanı sıra beklenenden yüksek piyasa getirilerinin olduğunu vurguluyor. 2025 yılında yalnızca 10 yeni egemen varlık fonunun faaliyete geçeceği belirtiliyor. Ancak bu dönüşüm sadece niceliksel değil. Ana yatırımcılar, artan sermayelerini yalnızca fon yöneticilerine emanet eden pasif ortaklar olmaktan çıkıp, kendi iç yetkinliklerini ve operasyonel ekiplerini kuran dinamik ve aktif yatırımcılar haline geliyorlar.

Türkiye için fırsat doğru ortaklık modellerinde

Bu dönüşümün Türkiye açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade eden BCG Yönetici Ortağı ve Türkiye Ofisi Lideri Emir Pandır, "Küresel ekonomide 2020'deki COVID salgınından bu yana süregelen yüksek belirsizlik endeksi, jeopolitik gerilimlerle birlikte bir kırılganlık doğurmaktadır" açıklamasında bulundu. Pandır, "Principal Investors" olarak tanımlanan varlık fonları, emeklilik fonları ve aile ofisleri gibi büyük sermaye sahiplerinin yalnızca yatırımcı değil, küresel sermaye akımlarını şekillendiren aktörler haline geldiğini belirtti. Türkiye için fırsatlar yalnızca yatırım çekmekle sınırlı kalmayıp, enerji dönüşümü, dijital altyapı ve ihracat odaklı büyüme alanlarında da uzun vadeli ortaklıklar kurulabileceği vurgulanmaktadır.

Türkiye'de son yirmi yılda uluslararası doğrudan yatırımlar, kamu-özel iş birliği projeleri ve gelişen sermaye piyasaları sayesinde önemli bir deneyim oluştu. Principal Investor'ların giderek daha fazla ortak yatırım, doğrudan yatırım ve yatırım platformları üzerinden gerçekleştirilen uzun vadeli ortaklıklara yönelmesi, Türkiye açısından finansman erişiminde stratejik ortaklıkların önem kazanmasında yeni bir döneme işaret ediyor. Bu bağlamda, yerli ve uluslararası uzun vadeli yatırımcıların ortak büyüme temaları etrafında bir araya getirebilecek yatırım platformlarının geliştirilmesi, önemli bir gereksinim haline geliyor.

Dev fonlar artan altyapı projelerine, orta ölçekli büyüme fırsatlarına ve ikincil piyasalara yöneliyor

Küresel piyasalarda uzayan yatırım süreleri ve yavaşlayan geri dönüşler, likidite baskıları yaratmakta; bu durum da dev fonları daha seçici olmaya zorlamaktadır. Bu doğrultuda ana yatırımcılar, organizasyon yapılarını ve teşvik modellerini yeniden tasarlayarak doğrudan altyapı projelerine, orta ölçekli büyüme fırsatlarına ve ikincil piyasalara yönelmektedir. Yapay zeka (AI) ise, raporda hem milyar dolarlık bir yatırım teması hem de portföy değerini artıracak kritik bir operasyonel yetkinlik olarak gündemdeki yerini alıyor.

Türkiye'de büyüyen servet tabanı, yatırım ekosistemini destekliyor

BCG'nin yakın zamanda yayımladığı Global Wealth Report 20260, Türkiye'nin uzun vadeli yatırımcı ekosistemini destekleyebilecek güçlü bir yerel sermaye tabanına sahip olduğunu ortaya koydu. Rapor, Türkiye'nin 2025-2030 döneminde 250 bin dolar ve üzeri finansal varlık segmentinde dünyanın en hızlı büyüyen pazarları arasında yer alacağını belirtiyor. Bu segmentte yaklaşık %12 yıllık bileşik büyüme oranı ve 250 milyar dolarlık ek büyüme potansiyeli öngörülüyor.

Bu büyümenin; aile ofisleri, kurumsal yatırımcılar ve portföy yönetimi ekosisteminin gelişimini desteklerken, Türkiye'nin uluslararası principal investor'lar için daha değerli bir ortak yatırım ve sermaye platformu haline gelmesine katkı sağlaması bekleniyor.