61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, yoğun rekabetin ardından 3 Mayıs Pazar günü Ankara’da gerçekleştirilecek olan Ankara-Ankara etabı ile sona erecek. 23 takım ve 27 ülkeden 158 bisikletçinin mücadele ettiği TUR 2026, 8 etap boyunca sadece sportif rekabeti değil, Türkiye’nin doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini de uluslararası yayına taşıyarak dünya sahnesine sunmayı sürdürüyor.
Başkent Ankara’da gerçekleşecek 105,2 kilometrelik final etabı saat 11:00’de başlayacak. Günün son mücadelesi, spikerlerin öne çıkacağı yüksek tempolu bir finişe sahne olacak. 3 Mayıs Pazar günü gerçekleştirilecek Ankara-Ankara etabı, 11:30 ile 13:30 saatleri arasında TRT Spor ve Eurosport ekranlarından canlı yayınlanacak ve uluslararası izleyicilere ulaşacak.
8. Etap: Ankara-Ankara (105,2 km)
Ankara’da başlayacak olan 8. etap, 105,2 kilometrelik parkurda gerçekleştirilecek ve yine Ankara’da sona erecek. Yüksek tempolu bir yarışı destekleyen bu etap, şehir içindeki yollar üzerinden geçecek. Etabın ilk bölümünde yer alan Türkiye Güzellikleri Sprint Kapısı ile parkur boyunca konumlanan ara sprint noktaları, günün ritmini belirleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Büyük bölümünde sprinter takımlarının kontrolünde ilerlemesi beklenen etapta, takımların pozisyon alma mücadelesi öne çıkacak. Ankara şehir merkezinde atılacak 7 turluk yarışta, tempo giderek artacak ve finişte yüksek hızlı bir toplu sprint mücadelesi bekleniyor. Sporcuların 13:10-13:20 saatleri arasında finiş çizgisine ulaşması öngörülüyor.
TUR 2026’nın kapanış etabı olan Ankara-Ankara parkuru, sprinterler için son fırsatı sunarken heyecanlı ve yüksek tempolu bir finiş vaat ediyor.
Ankara etabı: TUR’un hafızasında köklü bir başlangıç ve görkemli bir final noktası
Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu tarihinde Ankara, organizasyonun hem başlangıç hem de finiş noktası olarak önemli bir yere sahip. 1969-1979 yılları arasında (1973 yılı hariç) TUR'un startı Ankara’dan verilirken, bu dönem başkent yarıştırmanın merkezi konumundaydı.
1999 yılında, TUR’un 35. yılında başkent bir kez daha final heyecanına sahne oldu. Sivrihisar-Ankara etabının ardından Erdinç Doğan genel klasman birinciliğine ulaşırken, ödül töreni Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in katılımıyla Çankaya Köşkü bahçesinde gerçekleştirildi. Organizasyon, 40 kilometrelik özel Anıtkabir etabıyla tamamlanarak Ankara’da unutulmaz bir finale imza attı.
Akdeniz’in kalbinde tarih, doğa ve şehir ritmi dünya vitrininde
Antalya’da başlayıp yine Antalya’da sona erecek olan bu etap, yüksek tempolu yarışıyla dikkat çekmesinin yanı sıra, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini taşıyan eşsiz coğrafyasıyla da ön plana çıkıyor. Akdeniz’in en önemli turizm merkezlerinden biri olan Antalya, masmavi denizi, köklü tarihi ve modern şehir yaşamıyla bu yolculuğun merkezinde görkemli bir hikaye sunuyor.
Rotanın ilk bölümünde şehir merkezinden geçen parkur, Antalya’nın sembollerinden biri olan Kaleiçi’nin tarihi dokusunu gözler önüne sererken; Hadrian Kapısı’ndan dar taş sokaklara uzanan bu bölge, geçmiş ile günümüzü aynı hat üzerinde buluşturuyor. Yivli Minare, antik liman ve geleneksel mimarisiyle Kaleiçi, şehrin kültürel zenginliğini en zarif şekilde yansıtan duraklardan biri olarak öne çıkıyor.
Antalya’nın doğusunda yer alan Perge ve Aspendos, bölgenin tarihsel derinliğini artıran en önemli merkezler arasında yer alıyor. Sıra dışı caddeleri, devasa tiyatroları ve mühendislik harikası yapılarıyla bu kadim şehirler, Anadolu’nun kültürel mirasını günümüze taşırken etkileyici atmosferleriyle dikkat çekiyor.
Doğanın en etkileyici yüzlerinden biri olan Antalya’da, Duden ve Kurşunlu Şelaleleri, falezlerden dökülen suların yarattığı görsel şölenle şehrin doğal zenginliğini ortaya koyuyor. Toroslar’dan süzülen bu su kaynakları, etap boyunca doğayla iç içe bir atmosfer sunuyor.
Rotanın ilerleyen bölümünde öne çıkan Köprülü Kanyon, sadece doğal güzelliğiyle değil, rafting rotaları ve tarihi köprüleriyle macera ve keşif duygusunu bir araya getiriyor. Çam ormanlarıyla çevrili bu etkileyici doğa koridoru, Antalya’nın sadece bir sahil kenti olmadığını, aynı zamanda görkemli bir doğa destinasyonu olduğunu da gözler önüne seriyor.
Antalya şehir merkezine dönülmesiyle birlikte etap, Akdeniz’in enerjisini ve şehrin dinamik yapısını yeniden hissettirirken, bu eşsiz rota; tarih, doğa ve modern yaşamın iç içe geçtiği görkemli bir hikaye ile uluslararası izleyiciye Türkiye’nin zenginliğini etkileyici bir biçimde yansıtıyor.
Anadolu’nun zengin mutfağıyla lezzet dolu bir yolculuk
Ankara’da başlayıp yine Ankara’da sona erecek olan etap boyunca, Anadolu mutfağının köklü ve karakteristik lezzetleri yarışabilir durumda olacak. Bölgenin geleneksel mutfak kültürü, sade ama güçlü tatlar ve yerel ürünlere dayanan yapısıyla etapa özgün bir gastronomi çeşitliliği sunuyor.
Ankara mutfağının öne çıkan lezzetlerinden Ankara tava, aspava kültürünün vazgeçilmez tatları ve meşhur döner çeşitleri, başkentin gastronomik kimliğini yansıtırken; hamur işi geleneğinin önemli temsilcileri olan gözleme ve bazlama gibi lezzetler de bölgenin mutfak mirasını gözler önüne seriyor.
Anadolu’nun bereketli topraklardan elde edilen tahıllar, baklagiller ve doğal sebzelerle şekillenen bu mutfak kültürü, geleneksel tarifleriyle zamansız bir lezzet anlayışı sunuyor. Yöresel üretim ve doğal malzemelerle hazırlanan yemekler, Ankara’nın gastronomi zenginliğini her detayında hissettiriyor.
Anadolu’nun sadeliğini ve derinliğini yansıtan bu gastronomi rotası, uluslararası izleyiciye Türkiye’nin mutfak kültürünü görkemli ve etkileyici bir anlatımla sunuyor.












