İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kentin önemli sembollerinden biri olan tarihi Elektrik Fabrikası'nın bulunduğu alanın imar planındaki değişikliklere yönelik eleştirilerde bulundu. Bu değişikliklerin yüksek yapılaşmaya olanak tanıdığına dikkat çeken Tugay, alınan kararların yanlış olduğunu belirtti. Elektrik Fabrikası'nın, kent tarihinin önemli bir parçası olduğunu ifade eden Tugay, bu konu hakkında idari ve hukuki itirazlarda bulunacaklarını açıkladı.
Basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Tugay, Alsancak'taki tarihi Elektik Fabrikası'nın bulunduğu alanla ilgili Cumhurbaşkanlığı kararıyla yapılan plan değişikliklerine de değindi. Bu değişikliklerle bölgenin Ticaret-Turizm Alanı, Özel Proje Alanı ve Yol olarak düzenlenecek olmasının endişe verici olduğunu ifade eden Tugay, kararın Büyükşehir Belediye Meclisi’nin görüşü alınmadan verildiğini belirtti. Tugay, “Biz her zaman diyalog yanlısıyız. Şehrimizin yararına olacak her türlü planlama ve çalışmada yer almaya hazırız. Ancak yine yanlış bir karar verildi,” dedi.
Elektrik Fabrikası’nın bulunduğu alanın tarihi önemi göz önünde bulundurulduğunda, verilen imar kararının yapı ve çevresinin işlevini kaybetmesine yol açabileceği uyarısında bulunan Tugay, “Başka bir yer yok mu ki, böyle önemli bir yapının bulunduğu yerde yapılaşma yapılmak isteniyor?” diyerek durumu eleştirdi. Son iki yılda açılan davaların bu tür projelerin iptal edilebilmesi açısından umut verdiğini vurguladı.
Tugay, Alsancak Limanı'nın daha verimli bir şekilde çalışması için İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak limanın işletmesine talip olduklarını, ancak bunun arka alanın ranta açılarak yapılamayacağını vurguladı. Tugay, limanın yeniden etkin bir şekilde çalışabilmesi için nitelikli bir planlama yapılması gerektiğine dikkat çekti. “Bölgede farklı mülkiyet sahipleri ve yatırımcılar olabilir. Limanın eski gücünü kaybetmesi ise ayrı bir sorun. Limanın kendisinin ve etrafındaki alanların ranta açılması ise bambaşka bir konudur,” dedi.
Tugay, İzmir Alsancak Limanı'nın daha aktif ve verimli çalışmasını istediklerini, ancak bunun sadece belirli bir kesimin çıkarına yönelik olmaması gerektiğini belirtti. “Limanın kendisini de bir rant alanı olarak görmek doğru değildir,” diyerek, liman ile çevresinin sürdürülebilir bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.












