EĞİTİM

"Ramazan: YKS Adayları İçin Turbo Fırsat"

Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, 20-21 Haziran 2026’da gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesinde Ramazan ayına giren adaylara önemli mesajlar verdi “Ramazan bir duraklama değil, turbo fırsatıdır” YKS maratonunda sona yaklaşılırken öğrencilerin zihninde benzer kaygıların oluştuğunu belirten Özgür Akoğlan, “Çoğu öğrencinin zihninde şu endişeli sorular dönüp duruyor: ‘Açken odaklanabilir miyim?’, ‘Uyku düzenim bozulursa netlerim düşer mi?’, ‘Bu ayı rölantide mi geçirsem?’ Eğer siz de böyle düşünüyorsanız, büyük resmi kaçırıyorsunuz demektir

Şemskidar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoçlan, 20-21 Haziran 2026'da gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesinde Ramazan ayına giren öğrencilere önemli mesajlar verdi.

Ramazan bir duraklama değil, turbo fırsatıdır

YKS maratonunun sona yaklaştığını belirten Akoçlan, öğrencilerin zihninde çeşitli kaygıların oluştuğunu ifade etti. "Birçok öğrencinin zihninde şu endişeli sorular dönüp duruyor: 'Oruçken odaklanabilir miyim?', 'Uyku düzenim bozulursa netlerim düşer mi?', 'Bu ayı ramazanda mı geçirsem?'. Eğer siz de böyle düşünüyorsanız, büyük resmi kaçırıyorsunuz demektir. Ramazan ayı, sınav öğrencisi için bir mazeret değil, yılın en büyük 'hazırlanma (turbo)' fırsatıdır." dedi.

Tokluk rehavetine son, zihinsel berraklığa geçiş

Oruç sürecinin biyolojik etkilerine dikkati çeken Akoçlan, "Normal zamanda, günde üç-me dört öğün yemek ve aralardaki atıştırmalar, kan şekerimizde sürekli dalgalanmalar yaratır. Her yemek sonrası oluşan o ağırlık hissi, masadan kalkmamızın en büyük sebebidir. Oruçlu birey ise ilk birkaç günlük adaptasyondan sonra müthiş bir zihinsel berraklığa ulaşır. Mide boşken, vücut sindirime harcadığı enerjiyi beyne gönderir. 'Ne yesem?', 'Çay mı koysam?' derdi olmadan, blok çalışmaları yapmak için kesintisiz zaman dilimleri oluşturur." ifadelerini kullandı.

Sahur sonrasındaki saatler altın değerinde

Ramazan'ın bir diğer avantajının zaman yönetimi olduğunu belirten Akoçlan, "Normal bir günde sabah 05:00'te kalkıp ders çalışmak zor gelebilir. Ancak Ramazan'da zaten uyanıksınız! Sahur yemeğinden sonraki sessiz, telefonların hiç çalmadığı, şehrin uykuda olduğu 2 saatlik dilim, günün en verimli 'Altın Saatleri'dir. Bu saatlerde zihin, henüz günün stresiyle kirlenmemiştir. Sahur sonrasında uyumayan bir öğrenci için o 2 saat, normal zamandaki 5 saate bedeldir. En zorlandığınız, en karmaşık konular bu sessizlikte halledilebilir." şeklinde konuştu.

Ramazan bir sosyal detoks imkanı sunuyor

Ramazan'ın sosyal hayatı doğal olarak yavaşlattığını vurgulayan Akoçlan, "Ramazan, bir nevi 'sosyal hayat diyeti'dir. Dışarıda kafelerde vakit geçirirken, sinema kaçamakları veya gereksiz sosyalleşme minimuma iner. Herkes evine, kabuğuna çekilir. Bu, sizin için dikkat dağıtıcı unsurların kendiliğinden elenmesi demektir. Enerjinizi dışarıya değil, masanıza ve hedeflerinize kanalize etmek için bundan daha iyi bir ortam bulamazsınız." dedi.

İrade kaslarınızı güçlendirin

Sınavın yalnızca bilgi değil, aynı zamanda psikolojik dayanıklılık da gerektirdiğinin altını çizen Akoçlan, "Sınav sadece bilgi içeri değil, aynı zamanda bir psikolojik dayanıklılık testidir. Açlık ve susuzluğa sabreden irade kaslarınız, zor sorulara ve sınav anındaki strese karşı da 'çelik gibi' olur. Ramazan'da nefsini ve iradesini yönetmeyi öğrenen bir öğrenci, sınav kitaplarının önünde stresini de yönetmeyi öğrenir." dedi.

Direksiyon sizin elinizde

Son olarak öğrencilere çağrıda bulunan Özgür Akoçlan, "Şimdi bir karar vermelisiniz. Bu ay; 'Yorgunum, açım' diyerek sakin kalarak mı ilerleyeceksiniz yoksa rakiplerinizin yavaşlamasını fırsat bilip 'sol şeride' geçerek mi? Unutmayın; herkes dururken, yürüyen kazanır. Bu Ramazan, sizin mazeretiniz değil, 'Turbo'nuz olsun." diyerek sözlerini tamamladı.