Şişli'deki İstanbul Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi'nde çalışan Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Çalçakini, epilepsi hakkında önemli bilgiler verdi. Epilepsi, halk arasında "sara" olarak da bilinen, beyindeki elektrik sisteminin kısa süreli bir aksaklık yaşamasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Dr. Çalçakini, genel olarak "gençlik çağı epilepsisi" olarak adlandırdıkları durumu, genellikle 10'lu yaşların başından 20'li yaşların başına kadar olan dönemi kapsadığını belirtti.
Belirtiler Her Zaman Şiddetli Kasılmalar Şeklinde Olmayabilir!
Bu dönemde epilepsinin belirtilerinin her zaman klasik şiddetli kasılmalar şeklinde olmayabileceğine dikkat çeken Dr. Çalçakini, "Bazen gencin elindekini aniden düşürmesi, birkaç saniye boşluğa dalıp gitmesi veya sabahları ellerinde oluşan ani sarsılmalar (sanki elektrik çarpması gibi) en yaygın belirtilerdir" diye konuştu.
Gençler "Hasta" Gibi Değil, Yönetilmesi Gereken Bir Durum Olarak Görülmeli!
Dr. Çalçakini, gençlerin sosyal kabul ve çevreleriyle olan iletişimlerinin önemini vurgulayarak, "Bir genç için 'nöbet geçirme korkusu' bazen hastalığın kendisinden daha yorucu olabilir." dedi. Nöbetlerin veya kullanılan ilaçların neden olduğu hafif uyku hali, okulda konsantrasyonu zorlaştırabileceğini aktaran Dr. Çalçakini, "Gençler, dışarıda sosyal hayattan uzaklaşabilir ve eve kapanabilirler. Ailelere tavsiyem; onlara 'hasta' gibi değil, sadece yönetilmesi gereken bir durum olan bir 'genç' gibi davranın. Aşırı korumacı olmak yerine, öğretmenleri ve arkadaş çevresini bilgilendirerek gencin güvenli bir sosyal alanda kalmasını sağlayın." açıklamasında bulundu.
Gnçlerin Günlük Hayatından Koparmadan Nöbetleri Sınırlamak Önemli!
Dr. Çalçakini, epilepsinin doğru tedaviyle büyük ölçüde kontrol altına alınabilen bir durum olduğunu vurguladı. "İlaç tedavisi en yaygın yöntemdir. Modern ilaçlar artık çok daha az yan etkiye sahiptir. Amacımız, genci günlük hayatından koparmadan nöbetleri sınırlamaktır." dedi.
Dr. Çalçakini, düzenli uyku ve stresten uzak durmanın bu yaş grubu için en az ilaçlar kadar etkili olduğunu belirterek, "Bazı ilaçlar hafif sersemlik veya iştah değişikliği gibi yan etkilere neden olabilir ancak bunlar genellikle vücut alıştıkça geçer veya doktor kontrolünde doz ayarıyla çözülür." dedi.
Türkiye'de epilepsi konusunda oldukça aktif olarak çalışan dernekler ve benzeri kurumlar bulunduğunu anlatan Dr. Çalçakini, ayrıca bazı hastanelerin nöroloji bölümlerindeki hasta destek gruplarının, benzer süreçlerden geçen diğer ailelerle tanışmak için harika bir yer olduğunu ifade etti. "Sosyal medyada yalnızca uzmanların yer aldığı güvenilir platformları takip etmek, kulaktan dolma yanlış bilgilerden korunmanıza yardımcı olur." şeklinde ekledi.












