Kadim bir dua olan Nâd-ı Ali, çağdaş bir yorumla yeniden hayat buldu. Geleneksel olarak darda kalanların, şifa arayanların ve ilahi bir dayanak isteyenlerin dilinden düşürmediği bu dua, müzik ile buluşmasının yanı sıra İslam sanatının köklü yazı biçimlerinden Kûfi hat ile de yorumlandı. Bu özel projede, müzikal derinlik ve görsel estetik bir araya getirilerek dinleyiciye eşsiz bir deneyim sunulması hedeflendi.
Projenin Gelişimi ve Sunumu
Müziğin ruhuna işleyen Nâd-ı Aliyyen eseri, Mustafa Demirci ve Bosnalı sanatçı Burhan Şaban’ın sesleriyle hayat buldu. Yedi Nota Prodüksiyon'un yapımcılığı üstlendiği bu çalışma, mistik derinliği modern müzikal estetikle birleştirirken, dinleyicilere içsel bir yolculuğa çıkma fırsatı sunuyor. Eserin ortaya çıkmasında, klasik bir duanın çağdaş yorumunun bir araya getirilişi oldukça dikkat çekici.
Müzik ile Hat Sanatının Buluşması
Projede öne çıkan en çarpıcı unsur, Nâd-ı Ali duasının Kûfi hat ile görselleştirilmesi oldu. Ressam ve hattat Sanaz Alborzi, özel bir çalışma ile duanın anlamını geometrik harf estetiğiyle birleştirirken, bu eser müziğin akışıyla klipte yer alarak izleyici için hem işitsel hem de görsel bir tefekkür alanı oluşturdu. Sanatçının bu çalışması, sadece ilahi bir yorumun değil, aynı zamanda müzik ile hat sanatının manevi bir eksende buluştuğu çağdaş bir sanat deneyimini temsil ediyor.
Bosna’dan İstanbul’a Gönül Köprüsü
Nâd-ı Aliyyen eserine eşlik eden video klip, tarihi ve manevi bağların güçlü olduğu coğrafyalardan biri olan Bosna-Hersek'te çekildi. Bu klip, İstanbul ile Saraybosna arasındaki sembolik bağı temsil ederek, iki ülkenin ortak ruhunu anlatıyor. Bosna'nın mistik atmosferi, klipteki görsel geçişlerle desteklenerek izleyiciye duanın içsel derinliğini hissettirmeyi hedefliyor.
Nâd-ı Aliyyen eserinin sözleri anonim olarak belirlendi. Bestesi Içın Issa Golitzen Farajaje’ye ait olan eserin yorumları Mustafa Demirci ve Burhan Şaban tarafından yapıldı. Aranje ise Volkan Yidit tarafından hazırlandı. Duygu dolu bu eserin yapım süreci, geleneksel ve modern unsurları bir arada harmanlayarak sanatseverlere sunulmasıyla dikkat çekiyor.
Sonuç olarak, Nâd-ı Aliyyen eseri, yalnızca bir müzik çalışması değil, aynı zamanda iki ülkenin kültürel mirası ve manevi değerlerini bir araya getiren önemli bir sanat projesidir. Bu çalışma, sanatın birleştirici gücünü ortaya koyarken, geçmişle bugünü bir araya getirerek izleyicilere yeni bir perspektif sunuyor.












