Türkiye'nin ilk elektrikli araç şarj operatörü olan Eşarj, Enerjisa Enerji'nin tamamen sahip olduğu bir firma olarak elektrikli mobilitenin büyüme sürecinde şarj altyapısının hangi enerji kaynaklarıyla geliştirildiğine odaklanıyor. Eşarj, şarj hizmetini yüzde 100 yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlayarak, bu yaklaşımını kaynaktan tekerleğe kadar bütünsel bir çerçevede ele alıyor.
Son bir yıl içinde Türkiye'de elektrikli araç sayısının neredeyse iki katına çıktığı gözlemlenirken, bu hızlı dönüşüm şarj istasyonu sayısına olan talebi de belirgin bir şekilde artırdı. Fosil yakıtlarla çalışan araçların toplam araç parkı içindeki payı ise kademeli olarak azalıyor. Eşarj, bu dönüşüme katkı sağlayan hızlı istasyon ve kullanıcı deneyimi alanındaki yatırımlarıyla dikkat çekiyor. Türkiye'de yenilenebilir enerji sertifikasına sahip ilk şarj operatörü olarak, istasyonlarında kullanılan elektriğin yenilenebilir kaynaklardan sağlandığını belgeleyen Eşarj, çevre dostu enerji tüketimine büyük bir katkı sunuyor.
Yenilenebilir enerjiyle sağlanan şarjlar sayesinde Eşarj, 2025 yılı sonuna kadar 123 milyon kilogram karbon salınımının önlenmesine yardımcı olacak. Bu etki, yaklaşık 25 bin fosil yakıtlı aracın bir yıl boyunca trafiğe çıkmamasıyla eşdeğer bir etki sağlıyor.
Müşteri deneyimiyle şekillenen sürdürülebilir mobilite
Eşarj, müşteri deneyimini masa başında değil, elektrikli araç kullanıcılarının geribildirimleriyle geliştiriyor. Kullanıcıların şarj sürecinde duyduğu ihtiyaçlar, Eşarj Auto ve Seyahat Planlama özelliği gibi dijital çözümlerle birlikte, lokasyon önerisi toplama gibi doğrudan kullanıcıdan gelen girdilerin yeni istasyon yatırımlarına yansımasında belirleyici bir rol oynuyor. Bu sayede temiz enerji, yalnızca çevresel bir tercih olmaktan çıkarak, kullanıcı açısından hızlı, kolay ve güvenilir bir deneyime dönüştürülüyor.
Aydilek: "E-mobilitenin başarısını belirleyecek en önemli unsur güven ve sürdürülebilirlik"
Elektrikli araçların YEK-G belgeli enerji ile şarj edilmesi nedeniyle karbon salınımının azaltılmasına katkı sunduklarını vurgulayan Eşarj Genel Müdürü Yakup Aydilek, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları ifade etti: "Elektrikli mobilite Türkiye'de artarak şekillenen bir dönüşüm. 2024 sonunda elektrikli araç sayısı 185 bin seviyesine ulaşırken, 2025 Aralık itibarıyla bu rakam 373 binin üzerine çıkacak; aynı dönemde ticari şarj soketi sayısı da 26 binden 38 binin üzerine yükselecek. Bu tablo, önümüzdeki yıllarda şarj altyapısına yönelik yenilikçi yatırım ihtiyacının artacağının göstergesidir. Eşarj olarak Türkiye'de bu işi başlatan ilk şarj operatörü olmanın getirdiği sorumlulukla hareket ediyoruz."
Aydilek, elektrikli mobilitenin çevresel faydasının yalnızca şarjın yüzde 100 yenilenebilir enerji ile sağlandığında anlam kazandığına inanarak, kaynaktan tekerleğe temiz enerji yaklaşımını benimsediklerini vurguladı. Büyüyen ve giderek rekabetçi hale gelen bu pazarda fark yaratacak olanın yalnızca altyapı değil, aynı zamanda kullanıcı deneyimi olduğunu belirten Aydilek, "Müşterilerimizi dinleyerek geliştirdiğimiz çözümlerle, büyümeyi sorumlu tüketim anlayışı ile birlikte ele alıyoruz; Herkes için Daha İyi Bir Gelecek hedefiyle sürdürülebilir mobiliteyi günlük hayatın doğal bir parçası haline getirmeyi amaçlıyoruz," dedi.












