Gazeteci-yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında Maltepe Belediyesi tarafından düzenlenen bir anma programıyla anıldı. Maltepelilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, Mumcu’nun gazetecilik mirası, araştırmacı gazeteciliği ve Türkiye'de basın özgürlüğünün geldiği nokta ele alındı.
Anma programı kapsamında ilk olarak “Öz Sırrerken” belgeseli izleyiciyle buluşturuldu. Ardından Mumcu’nun fikir dünyası, gazetecilik anlayışı ve Türkiye’nin siyasal atmosferinin tartışıldığı bir kent söyleşisi gerçekleştirildi.
ÖZ SIRRERKEN BELGESELİ GÖSTERİLDİ
Programın ilk bölümünde gösterilen “Öz Sırrerken” belgeseli, Uğur Mumcu’nun araştırmacı gazetecilik anlayışını, belgeye dayalı iz sürme yöntemini ve suikasta giden süreci ele aldı. Belgeselde, Mumcu’nun devlet-mafya-tarikat ilişkileri ve siyasal İslam üzerine yaptığı çalışmalar aktarılırken, cinayetin münferit bir olay değil, sistemli bir susturma sürecinin parçası olduğuna dikkat çekildi. Yapımda ayrıca, Türkiye’de araştırmacı gazeteciliğin karşı karşıya kaldığı baskılar ve cezasızlık sorunu vurgulandı.
KENT SÖYLEŞİSİNDE UĞUR MUMCU'NUN GAZETECİLİK MİRASI ELE ALINDI
Belgesel gösteriminin ardından Maltepe Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen kent söyleşisine Doç. Dr. Gülkmen Karadağ ve Doç. Dr. Güven Gergan Öztan konuşmacı olarak katıldı. Söyleşide, Türkiye’de basın özgürlüğü, gazetecilik pratikleri ve Uğur Mumcu’nun cesaretle üzerine gittiği "susturulmak istenen hakikatler" tartışıldı.
Doç. Dr. Gülkmen Karadağ, Uğur Mumcu’nun özellikle dönemin siyasi ve ekonomik kararlarını sorgulayan yazılarıyla çağdaşlarından ayrıştığını vurguladı. Mumcu’nun 12 Eylül askeri darbesi sürecine ilişkin analizlerinin, dönemin hakim söylemine karşı cesur bir duruş sergilediğini belirten Karadağ, bu yaklaşımın onun gazetecilik mirasının temel taşlarından biri olduğunu ifade etti.
Doç. Dr. Güven Gergan Öztan ise Türkiye’deki Soğuk Savaş dönemini üç ayrı evrede değerlendirdi: 1960'lar, 1970'ler ve 1990'ların ilk yarısı. Uğur Mumcu’nun bu son dönemin karanlık kişileri ve olaylarının üzerine giden ve bunları ortaya çıkaran isimlerden biri olduğunu belirten Öztan, Mumcu’nun hukukçu kimliği sayesinde delile dayalı, bilimsel bir gazetecilik anlayışını benimsediğini söyledi. Öztan, Mumcu’nun 1980'lerin ikinci yarısından ölümüne kadar geçen süreçte 12 Eylül rejimini eleştirel bir dille kaleme aldığı yazıların sadece gazetecilik ürünleri değil, aynı zamanda tarihsel birer tanıklık niteliği taşıdığını da ifade etti.
BAŞKAN KÖYMEN: "CESARET BULAŞICIDIR, YOLUMUZU AYDINLATIR"
Anma programına Maltepe Belediye Başkanı Mimar Esin Köymen de katıldı. Programın sonunda konuşmacılara çiçek takdim eden Köymen, yaptığı konuşmada 1990'lı yılların Türkiye için karanlık bir dönem olduğunu vurguladı. Köymen, üniversite öğrencisi olduğu yıllarda insanların kaybedildiği, faili meçhul cinayetlerin arttığı, Gazi Olayları gibi travmatik süreçlerin yaşandığını hatırlatarak, böyle bir dönemde cesur bir gazetecinin katledilmesinin derin bir yara açtığını belirtti.
Tüm baskılara rağmen hakikatin peşinden gitmeyi sürdüren gazeteci ve akademisyenlere teşekkür eden Köymen, faili meçhul cinayetlerde hayatını kaybedenleri saygı ve özlemle andı. "Cesaretlerin sayısı çoğalsın" diyen Başkan Esin Köymen, "Çünkü cesaret bulaşıcıdır; yolumuzu aydınlatır ve aydınlatmaya devam etmelidir" sözleriyle konuşmasını tamamladı.












