GÜNDEM

Çocuklar İçin Sosyal Medya Sınırlandırması Geliyor

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını sınırlandırmayı öngören yasal düzenlemenin bu ay sonunda TBMM’ye sunulacağını açıkladı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını sınırlandırmaya yönelik yasal düzenlemenin bu ay sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunulacağını açıkladı. Dünyada Avustralya örneğiyle tartışılan "sosyal medyada yaş sınırı" uygulaması, Türkiye'nin de gündemine girdi.

İskender Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Duygu Temel, sosyal medyada yaş sınırı uygulamasını değerlendirdi. Sosyal medyanın son 20 yılda hayatımızda yer bulmasının çocuklar üzerindeki etkilerinin arttığını belirten Temel, "Algoritmalar, kullanıcıları benzer ve giderek daha riskli içeriklere yönlendiriyor" dedi. "Yetişkinler için bile sorunlu olabilen bu yapı, çocuklar ve gençler açısından daha riskli sonuçlar doğurabiliyor" ifadelerini kullandı.

Temel, özellikle genç kızlarda beden algısına odaklanan görüntülerin ciddi kaygılara neden olabileceğini ve bu durumun yeme bozuklukları gibi risklere yol açabileceğini vurgulayarak, 15 yaş altındaki çocuklara yönelik sosyal medya sınırlamasının, çocukları dijital ortamların en problemli yönlerinden korumak için alınmış önleyici bir adım olabileceğini belirtti. Uzun süredir ebeveynlerin ve eğitimcilerin kaygılarını dile getirdiğini hatırlatan Temel, bu düzenlemenin devletin çocukların dijital dünyadaki güvenliği konusunda daha aktif bir rol almasının önemli bir göstergesi olduğuna dikkat çekti.

Dr. Temel, konunun sadece yasak üzerine ele alınmasının yeterli olmadığını belirtti. Sosyal medyanın çocuklar için yalnızca risklerden ibaret olmayıp, aynı zamanda sosyalleşme, aidiyet kurma ve kendini ifade etme alanı sunduğunu hatırlattı. Bu nedenle düzenlemenin katı ve cezalandırıcı bir anlayışla değil, çocukları koruyarak dijital medya okuryazarlığını ve eleştirel medya kullanımını geliştiren politikalarla birlikte gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Düzenlemenin hayata geçmesi durumunda çocukların medya kullanım alışkanlıklarında önemli değişimler yaşanabileceğine dikkat çeken Temel, bu sürecin ekranlardan tamamen kopmak anlamına gelmeyeceğini vurguladı. Temel, "Bu düzenleme gerçekleşirse, çocukların ekrandan tamamen kopması değil, dijital bir yaşam tarzı daha olası" dedi. Aynı zamanda, sosyal medya kullanımının ertelenmesiyle birlikte çocukların mesajlaşma uygulamaları, oyun platformları ve video içeriklerine daha fazla yönelebileceğini ve bu durumun medya kullanımının daha parçalı hale gelebileceğini belirtti.

Avustralya hükümetinin 10 Aralık 2025'ten itibaren sosyal medya şirketlerine 16 yaş altındaki çocukların platformlarda hesap sahibi olmasını engellemeleri için zorunluluk getirdiğini ifade eden Duygu Temel, bu düzenlemenin amacının çocukların çevrimiçi güvenliğini artırmak ve zararlı içeriklerle karşılaşma riskini azaltmak olduğunu aktardı. Meta'nın bu düzenlemeye katılmadığını beyan ettiğini ve Avustralya'da 16 yaş altındaki tespit edilen Facebook, Instagram ve Threads hesaplarının kademeli olarak kapatılmaya başlandığını belirtti.

Ayrıca, Avustralya'daki düzenlemenin yalnızca Meta'yı kapsamadığını, toplamda 10 sosyal medya platformunun benzer yükümlülüklerle karşı karşıya olduğunu belirten Temel, "Instagram, Facebook, Threads'ın yanı sıra Snapchat, TikTok, YouTube, X, Reddit, Twitch ve Kick gibi platformlar da 16 yaş altındaki kullanıcıların hesaplarını engellemek ya da kapatmakla yükümlü" dedi. Platformların yaş doğrulama süreci için "makul adımlar" atmadığı takdirde yüksek para cezalarıyla karşılaşacaklarını vurguladı.

Duygu Temel, bu tür düzenlemelerin en önemli yönlerinden birinin çocukların çevrimiçi güvenliğini bireysel ebeveyn denetimini aşarak sağlaması gerektiğini belirtti. "Çocukların sosyal medya maruziyetiyle ilgili zararlı içerikler, siber zorbalık veya ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkiler tartışılıyor; ama çoğu zaman aileler 'aileler dikkatli olmalı' noktasında kalıyordu" ifadesinde bulunan Temel, Avustralya'daki düzenlemenin bu yaklaşımı değiştirdiğini ve bu ortamları tasarlayan şirketleri daha net bir biçimde sorumlu tuttuğunu belirtti. Erken yaşta ve yoğun sosyal medya kullanımıyla ilgili kaygıların bu kararın arkasındaki temel nedenlerden biri olduğunu vurguladı.